top of page
MAKAM I SEHIR 15.jpg

Mağribin Kalbinde Baştan Başa
Cezayir Turu

Bambaşka Bir Dünya: Eşsiz Bir Cezayir Turu Sizi Bekliyor

Afrika’nın kalbinde, tarih ve doğanın iç içe geçtiği büyüleyici bir yolculuğa hazır mısınız?

Kuzey Afrika’nın gizemli ülkesi Cezayir; Sahra Çölü’nün sonsuzluğu, Akdeniz kıyılarının huzuru, tarihi kentleri ve zengin kültürel mirasıyla sizi bekliyor.
Zamanın akışını unutturacak bu deneyimde, çölün büyüsünden tarihi kasabalara; etkileyici doğa manzaralarından Cezayir’in kendine has dokusuna kadar her an, ayrı bir keşfe dönüşecek.

Kalabalık rotalardan uzakta, sadece size özel anılarla dolu bu turda, klasik sınırların ötesine geçerek gerçek Cezayir’i tanıyacaksınız.

Mama & Baba Africa Tours and Travels olarak, Afrika kıtasının en otantik ve ilham verici rotalarını sizin için keşfe açıyoruz.
Bu yolculuk, sadece bir gezi değil; yepyeni bir dünyanın kapılarını aralayacağınız unutulmaz bir deneyim olacak.

1. GÜN: MACERAYA ADIM ADIM, CEZAYİR’E HOŞ GELDİNİZ

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kültürel zenginliklerle dolu bir ülkeye adım atıyorsunuz: Cezayir.
Başkentte geçireceğimiz bu ilk gün, sizi geçmişle geleceğin iç içe geçtiği sokaklarda unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak.

Otele yerleşmenin ve öğle yemeğinin ardından gezimize, şehrin simgelerinden biri olan Cezayir Botanik Bahçesi (Jardin d’Essai) ile başlıyoruz.

Ardından, Afrika’nın en büyük sanat müzelerinden biri olan Güzel Sanatlar Müzesi’ni ziyaret ediyor, burada sanatla iç içe vakit geçirirken Akdeniz’in büyüleyici manzarasını seyrediyoruz.

Öğleden sonra, fünikülerle Şehitler Anıtı (Maqqam Shaheed)’na çıkıyor, Cezayir Körfezi’ni kuşbakışı izliyor ve Bağımsızlık Müzesi’nde ülkenin direniş tarihine tanıklık ediyoruz.

Günün devamında Bardo Müzesi’ni ziyaret ederek tarih öncesi, paleolitik ve neolitik dönemlere ait eserler arasında kısa bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz.

İlk günümüzü, modern mimarisiyle dikkat çeken Sacré-Coeur Katedrali ziyaretiyle sonlandırıyoruz.

2. GÜN CEZAYİR’İN TARİHİ KALBİ – KASBAH VE ŞEHİR MERKEZİ

Sabah, Cezayir’in ruhu ve kalbi sayılan tarihi Kasbah'a doğru yola çıkıyoruz.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu eşsiz mahalle, labirent gibi dar sokakları, beyaz badanalı eski evleri, gizemli avluları ve yüzlerce yıllık camileriyle adeta zamanın durduğu bir yer. Osmanlı döneminden kalma yapılar, İslam mimarisi ile Akdeniz kültürünün büyüleyici bir karışımını sunuyor.
Kasbah sokaklarında yürürken, geleneksel zanaatkarları görecek, küçük atölyelerde bakır işçiliği, seramik ve tahta oymacılığı gibi el sanatlarına tanıklık edeceğiz.
Her köşesi ayrı bir hikâye fısıldayan bu eski şehir, geçmişle bugünü harmanlayan büyülü bir atmosfer sunuyor.

Öğle yemeğinden sonra, modern Cezayir’in yüzünü keşfetmek üzere şehir merkezine geçiyoruz.
Emir Abdelkader Meydanı’nda kısa bir yürüyüş yapacak, ihtişamlı Büyük Postane binasını göreceğiz. Ardından Didouche Mourad Caddesi boyunca yürüyerek, şehrin kozmopolit ruhunu hissedecek ve eski Saint Charles Kilisesi’ne ulaşacağız.

Gün batımında, Bologhine Tepeleri'ne çıkarak, Akdeniz kıyısında yükselen ihtişamlı Notre-Dame d'Afrique Bazilikası'ndan muhteşem bir şehir manzarası izleyeceğiz.

3. GÜN: BEJAIA – TARİH, DOĞA VE AKDENİZ ESİNTİSİ

Sabah erken saatlerde Bejaia'ya doğru yola çıkıyoruz. Varışımızın ardından, şehrin kalbinde yer alan, limana hâkim konumuyla dikkat çeken ortaçağdan kalma Bejaia Kasbahı (eski Bougie) ile gezimize başlıyoruz.

Ardından sırasıyla;

  • Gueydon Meydanı,

  • Bordj Moussa Kalesi (Panoramik şehir manzarası),

  • Eski Sinagog,

  • 1 Kasım 1954 Meydanı,

  • ve Eski Saint Joseph Kilisesi’ni ziyaret ediyoruz.

Bejaia'daki kültürel keşiflerin ardından doğaya doğru uzanıyoruz.
Yemma Gouraya Dağları arasında, kıvrımlı bir yolda ilerleyerek Cap Carbon’a ulaşıyoruz. Burada, dünyanın en yüksek deniz feneri ve turkuaz renkli sularla çevrili muhteşem manzaralar bizleri bekliyor.

Günü, Akdeniz kıyısındaki sahil yolu (corniche) boyunca, yerel konserlerle süslenen bir atmosferde, geleneksel yemekler ve taze balıkların tadını çıkararak sonlandırıyoruz.

4. GÜN: DJEMILA & SÉTIF – ROMA İZLERİ VE TARİHİN KALBİ

DJEMILA-ALGERIA

Kahvaltının ardından, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Djemila Arkeolojik Parkı’na doğru yola çıkıyoruz.
Antik Roma döneminde Cuicul adıyla bilinen bu büyüleyici alan, dünyanın en iyi korunmuş Roma harabelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Gezimiz sırasında:

  • Caracalla Kemeri,

  • Büyük Hamamlar,

  • Erken Hristiyan Bazilikası,

  • 4. yüzyıldan kalma Vaftizhane
    ve zengin mozaik koleksiyonlarıyla ünlü müzeyi keşfedeceğiz.

Öğleden sonra, Cezayir'in bağımsızlık mücadelesinde simge şehirlerden biri olan Sétif’e doğru yola çıkıyoruz.
Burada:

  • 19. yüzyılda bir Fransız tarafından yaptırılan Aïn El Fouara Heykeli,

  • Şehrin kalıntıları
    ve Sétif’in sembolü haline gelmiş parkı sizi bekliyor.

Sétif, aynı zamanda 8 Mayıs 1945'te başlayan ve Cezayir’in bağımsızlık sürecini başlatan olayların doğduğu yer olarak da tarihi bir öneme sahip.

5. GÜN: CONSTANTINE – KÖPRÜLER ŞEHRİNDE GÖRKEM

Sabah erken saatlerde, Cezayir’in en etkileyici şehirlerinden biri olan Constantine’e doğru yola çıkıyoruz.

Gezimize, şehrin tarihine tanıklık eden Şehitler Anıtı ile başlıyoruz. Ardından, Constantine’in kalbine inerek Osmanlı’dan izler taşıyan, geleneksel Casbah sokaklarında kaybolmaya hazır olun.


Dar sokaklar, canlı pazarlar, geleneksel dükkânlar ve tarihi camiler arasında yapacağımız yürüyüş, şehrin ruhunu yakından hissetmenizi sağlayacak.

Günün devamında:

  • 19. yüzyılda Hadj Ahmed Bey tarafından inşa edilen görkemli Bey Sarayı,zengin koleksiyonlarıyla geçmişe ışık tutan Cirta Müzesi, 1883’te açılmış olan, etkileyici iç mimarisiyle dikkat çeken Mohamed Tahar Fergan Tiyatrosu ve Constantine’in sembolü haline gelmiş, nefes kesen kanyon manzarası sunan Sidi M’Cid Köprüsü ziyaretlerimiz olacak.

Bu şehir, sadece mimarisiyle değil, yüzyıllara yayılan kültürel zenginliğiyle de sizi büyüleyecek.

CONSTANTINE-ALGERIA

6. GÜN: MİNARELER VE KANYONLAR ARASINDA: CONSTANTINE’İN SESSİZ BÜYÜSÜ

Bugün, Cezayir’in dini ve mimari açıdan en etkileyici yapılarından biri olan Emir Abdelkader Camii ile gezimize başlıyoruz.
Büyüleyici detaylarla bezeli bu görkemli cami, sadece mimarisiyle değil, Constantine’in manevi atmosferini hissettiren derinliğiyle de sizi etkileyecek.

Öğleden sonra ise şehrin doğasına odaklanıyoruz:
Oued Rhummel Kanyonu’na inerek, şehri farklı bir açıdan görme fırsatı yakalayacağız.
1925 yılında açılan tarihi Şelaleler Köprüsü (Pont des Chutes) üzerinden yürürken, altında uzanan görkemli şelaleler ve uçurumlar, size unutulmaz bir manzara sunacak.
Bu noktadan, dün de ziyaret ettiğimiz Sidi M’Cid Köprüsü’nü bir de aşağıdan seyretme şansı bulacağız.

7. GÜN: ROMA’NIN İZLERİNDE: TIMGAD, LAMBÈSE VE GÜNEYİN DOĞAL HARİKALARI

Günün ilk ışıklarıyla birlikte, Roma İmparatoru Trajan tarafından kurulan, antik adıyla Thamugadi olarak bilinen Timgad antik kentine doğru yola çıkıyoruz. Bu UNESCO Dünya Mirası listesindeki büyüleyici şehir, geniş caddeleri, tiyatrosu ve forumuyla sizi binlerce yıl öncesine götürecek.

Ardından Lambèse antik kentine geçiyoruz. Antik Roma’nın önemli askeri üslerinden biri olan bu şehir, etkileyici mimarisi ve iyi korunmuş yapılarıyla adeta yaşayan bir tarih kitabı niteliğinde.

Öğle yemeğinin ardından rotamızı doğaya çeviriyoruz: Ghoufi Kanyonu. Atlas Dağları'nın eteğinde yer alan bu eşsiz kanyon, hem görkemli kaya oluşumları hem de tarihî mağara evleriyle büyüleyici bir manzara sunuyor. Yolculuğumuzun son yeşil görüntülerinden biri olan bu durakta, güneşi kanyonun üzerine batırarak günü sonlandırıyoruz.

Bu bölge aynı zamanda Cezayir bağımsızlık mücadelesinin kalbi olan Şaavi (Chaoui) halkının toprakları; doğanın ihtişamı ve tarihin derinliği bu yolculukta bir araya geliyor.

8. GÜN: ÇÖL KAPISINDA BİR GÜN: BİSKRA VE EL KANTARA VAHASI

Kahvaltının ardından, Cezayir’in güney kapısı sayılan büyüleyici El Kantara vahasına doğru yola çıkıyoruz. "Çölün Kapısı" olarak anılan bu vaha, 6000’den fazla hurma ağacı, antik Wadi el Hay Roma Köprüsü ve sıcak su kaynağı Ain Skhoun ile sizi çölün serin yüzüyle tanıştırıyor.

Doğayla iç içe unutulmaz bir piknik öğle yemeği, palmiye ağaçlarının gölgesinde ve eşsiz manzaralar eşliğinde sizi bekliyor.

Öğleden sonra, dünya çapında ün kazanmış olan Deglet Nour hurmalarının anavatanı Tolga şehrine geçiyoruz. Hasat zamanı bölgenin hareketliliğini yakından gözlemleyebilir, palmiye bahçelerinde bu altın meyvenin hikâyesine tanıklık edebilirsiniz.

Günü, yerel halkın vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan, baharatlı ve doyurucu Doubara yemeğini tatmak için otantik bir restoranda akşam yemeği ile sonlandırıyoruz.

9. GÜN: BISKRA / BOU SAADA

Kahvaltının ardından Biskra’dan Bou Saada’ya doğru yola çıkıyoruz. Bou Saada, Cezayir’in sahra bölgesine yakın, geleneksel el sanatları ve tarihi zenginlikleriyle ünlü bir şehir.

Şehre vardığınızda, eski şehirde dolaşarak yerel zanaatları keşfedeceksiniz. Ardından, Etienne Dinet Müzesi’ni ziyaret ederek, bölgeye özgü sanat eserlerini keşfedeceğiz. Etienne Dinet, Fransız bir ressam olup, Bou Saada'nın büyüleyici manzaralarını tuvallere yansıtmıştır.

Günün sonunda, şehir çevresindeki kum tepelerinde yürüyüş yaparak, güneşin batışını izleyip, manzaranın tadını çıkaracağız. Bu büyüleyici anı, geleneksel bir fincan çay eşliğinde taçlandıracağız.

10. GÜN: BOU SAADA / GHARDAIA

Sabah erken saatlerde Bou Saada’dan Ghardaïa’ya doğru hareket ediyoruz. Yolculuğumuz yaklaşık 6 saat sürecek, bu sırada yolda bir piknik öğle yemeği molası vereceğiz.

Ghardaïa'ya öğleden sonra varışımızın ardından, yerel ekibimiz tarafından karşılanacağız. Ardından, Beni Isguen’deki Ksar At Izjan'ı ziyaret edeceğiz. Burada, labirent şeklinde sokakları keşfederek, Mozabite halkının yaşamını gözlemleme fırsatı bulacağız. Bu bölge, özgün kültürünü ve geleneklerini koruyarak, sizi tarihi bir yolculuğa çıkaracak.

11. GÜN: ÇÖLÜN VE DOĞANIN BÜYÜSÜNE YOLCULUK

Bu özel günde, Sahara’nın ruhuna derinlemesine dalıyoruz. Sabah, El Atteuf'teki Ksar Tajnint'i ziyaret ederek, bölgenin yerel tarihine tanıklık ediyoruz. Ardından, Cheikh Ami Brahim’in türbesini keşfedeceğiz, bu nokta da bölgenin dini ve kültürel geçmişine ışık tutuyor.

Sonrasında, çevreyi koruma konusunda önemli bir örnek teşkil eden Tafilalet ekolojik kenti ve Eco Park'ı gezeceğiz. Burada, doğa dostu yaşam ve sürdürülebilirlik anlayışını yerinde göreceksiniz.

Öğle yemeğinden sonra, palmiye bahçelerinde bir at safari yaparak, bu büyüleyici doğal güzelliklerin içinde huzur dolu bir yolculuğa çıkacağız. Palmiye ağaçlarının arasında geçireceğiniz bu zaman, size adeta başka bir dünyaya açılan kapıyı aralayacak.

Günün devamında, bir 4x4 safari ile altın rengi kumların arasına adım atacağız. Bu heyecan verici deneyim, size unutulmaz anılar bırakacak. Günün sonunda ise, gün batımını izleyerek bu muazzam manzarayı bir tablo gibi gözlerinizin önüne sereceğiz. Saharanın gökyüzü, renk cümbüşüyle adeta büyülü bir atmosfer yaratacak.

12. GÜN: GHARDAÏA'DAN ORAN'A: ÇÖLÜN BÜYÜSÜNDEN DENİZİN SERİNLİĞİNE

Kahvaltının ardından, Taghardait’in ünlü Ksar’ını ve geleneksel el sanatları pazarını ziyaret edeceğiz. Ardından, saat 16:20’de Oran’a gitmek üzere havaalanına transfer olacağız ve 18:00’de Oran’a varacağız. Oran’a varışımızın ardından otelimize yerleşip eşyalarımızı bıraktıktan sonra, şehri keşfetmek için Kristel’e doğru yola çıkacağız. Akşam saatlerinde, şehrin canlı atmosferini deneyimleyecek, Akdeniz ikliminin tadını çıkaracağız. 

13. GÜN: ORAN - ŞEHİRDE ZAMANIN YOLCULUĞU

Bugün, Oran’ın tarihî sokaklarında keyifli bir yürüyüşle başlayacağız. Eski şehrin dar sokaklarında ilerlerken, Étang sahil yolu boyunca ve Kléber Meydanı'ndan geçeceğiz. Ardından, Sacré-Cœur Katedrali’ni ziyaret edeceğiz.

Sonrasında, 1. Kasım Meydanı’na gidip, burada Emir Abdülkadir için yapılmış olan anıtı göreceğiz. Geçmişin izlerini süreceğimiz bir başka durak ise, XIX. yüzyılın sonlarına doğru inşa edilen Belediye Binası olacak. Belediye Binası’nın hemen ardından, Oran'ın kültürel simgelerinden biri olan tiyatro-opera binasını keşfedeceğiz. Yola devam ederken, Zafer Meydanı ve Hoch Mahallesi’ni geçip, sahil kenarına ulaşacağız.

Yves Saint Laurent’ün çocukluk evini ziyaret ederek, haute couture dünyasının en önemli isimlerinden birinin gençliğine dair küçük bir keşfe çıkacağız.

 

Ardından, Oran’ın mimari tarihini gözler önüne seren antik arenaları ziyaret edeceğiz.

Bir sonraki durağımızda, Oran’a yukarıdan bakabileceğimiz yüksekliklere doğru hareket edeceğiz. Funikülerle dağa tırmanarak, şehir manzarasına hâkim olan Ribat al-Talaba Camii’ne ulaşacağız.

Bugünün zirve noktasını, 1577 yılında İspanyollar tarafından inşa edilen Santa Cruz Kalesi’nde yaşayacağız. Santa Maria Şapeli’nden, Oran Körfezi’ne karşı büyüleyici bir gün batımı izleyeceğiz.

Günün son kısmında ise, Canastel bölgesine gidip, deniz ve şehir manzarası eşliğinde huzur dolu bir akşam yürüyüşü yapacağız.

14. GÜN: ORAN’DAN TLEMCEN’E: MEDENİYETLER ARASINDA BİR GÜN

Bugün sabah erken saatlerde, zengin tarihi ve mimarisiyle tanınan Tlemcen’e doğru yola çıkacağız. Yol üzerinde kısa bir mola vererek Eiffel Köprüsü'nü görecek ve bu etkileyici mühendislik eserini hayranlıkla inceleyeceğiz.

Tlemcen’e varışımızın ardından, Cezayir’in en güzel yapılarından biri olarak kabul edilen Sidi Boumediene Camii’ni ziyaret edeceğiz. Bu etkileyici ibadethane, mimarisiyle hem tarihî hem de manevi bir atmosfer sunacak.

Ziyaretimize, XIV. yüzyılda Fes Sultanı tarafından inşa ettirilen Mansourah arkeolojik alanıyla devam edeceğiz. Burada, geçmişin izlerini sürerken Tlemcen’in köklü geçmişine tanıklık edeceğiz.

Daha sonra, Arap-Endülüs sanatına adanmış yeni şehir kısmını keşfedeceğiz. Burada, Mechouar Kalesi ve bölgedeki yapıların mimarisi, Endülüs etkilerini ve zarif detaylarıyla büyüleyecek.

Günün sonunda, Tlemcen’e hâkim yüksekliklerde yer alan Lalla Setti platosuna ulaşmak için funikülere bineceğiz. Burada, panoramik bir manzara eşliğinde günümüzü huzurla tamamlayacağız.

Akşam saatlerinde Oran’a geri döneceğiz.

15. GÜN: ORAN / TİPAZA / CEZAYİR

Sabah erken saatlerde Tipaza’ya doğru yola çıkıyoruz. Kuzey Afrika’nın en etkileyici arkeolojik alanlarından biri olan bu antik şehirde, Roma, Fenike, Erken Hristiyan ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılar eşliğinde, yüzyıllar boyunca zenginliğini koruyan bu medeniyet merkezini keşfediyoruz.

Ardından deniz kıyısında, taze balık ve yöresel lezzetlerden oluşan bir öğle yemeği bizi bekliyor. Öğleden sonra, Chenoua Dağları’nın ötesindeki binlerce yıllık tarihî köy Cherchell’e geçiyoruz. Kral Juba II’nin başkenti olan bu şehirde, antik tiyatro, forum, hamamlar ve dönemin mimarisini yansıtan arkeolojik parkı ziyaret ediyoruz. Ayrıca, bölgenin en etkileyici antik heykel ve mozaik koleksiyonlarını barındıran müzeyi geziyoruz.

Dönüş yolunda, “Hristiyan Kadının Mezarı” olarak da bilinen, 32 metre yüksekliğinde taş bir tümülüs olan Kraliyet Mozolesi’ni dışarıdan görüyoruz. Kimilerine göre Kleopatra’nın kızı Kleopatra Selene’ye, kimilerine göre ise Berberi krallarına ait olan bu anıt, gizemini hâlâ koruyor.

Akşam saatlerinde Cezayir’e dönüş yapıyor ve akşam yemeğimizi alıyoruz.

16. GÜN: CEZAYİR / EVE DÖNÜŞ – ANILARLA DOLU BİR VEDÂ

Gezimizin son sabahına Cezayir’de uyanıyoruz. Kahvaltının ardından havaalanına doğru yola çıkıyoruz. Bu benzersiz yolculuk boyunca keşfettiğimiz kültürler, dokunduğumuz tarih, karşılaştığımız insanlar ve çölün büyüsü artık hafızamızda unutulmaz anılar olarak yerini aldı.

Uçağımıza binmeden önce son bir kez Akdeniz’in esintisini içimize çekiyor, Kuzey Afrika’ya veda ediyoruz.

Bir başka macerada yeniden buluşmak üzere…

YENİ MACERALARDA BULUŞMAK ÜZERE

 Tura Dahil Olan Hizmetler

  • Profesyonel İngilizce, Türkçe ve Fransızca rehberlik hizmeti

  • Belirlenen öğünler - tam pansiyon (sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemekleri) 

  • Tur boyunca, belirlenen otellerde konforlu konaklama

  • Tur boyunca, tüm transfer hizmetleri 

  • Atıştırmalıklar ve içecekler (Su, çay, kahve)

  • İç Hat Uçuşu: Ghardaïa → Oran

  • Belirtilen müzeler, siteler ve milli park giriş ücretleri ve vergiler.

​​

CASBAH-ALGERIA
SAHARA-ALGERIA

Tura Dahil Olmayan Hizmetler​

  • Uluslararası uçuşlar***​

  • Cezayir Vize Ücreti  

  • ***Cezayir, Diplomatik, Hizmet ve Hususi (Yeşil) Pasaport hamili Türk vatandaşlarından vize talep etmemektedir.

  • Yurt dışı çıkış harcı​

  • Programda belirtilmeyen ekstra aktiviteler,yemekler ve ek seyahatler (Talep edilirse)​

  • Yemeklerdeki içecekler (Su, kahve ve çay dışında)

  • Seyahat sağlık sigortası.​

  • Kişisel harcamalar, Bahşişler ve Otel ekstraları.

FİYAT BİLGİSİ​​

Kişi Başı Fiyat: 3780 EURO

Tek Kişilik Oda Farkı: 300 EURO

Grup Sayısı: 8–10 kişi
Detaylı bilgi ve rezervasyon için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

E-posta: info@mbafricatoursandtravels.com

WhatsApp: +255 679 696 079

Uçuş Bilgileri

  • Gidiş: 19 Ekim 2025 – Turkish Airlines TK651 – İstanbul – Cezayir / 08:40 kalkış

  • Dönüş: 3 Kasım 2025 – Turkish Airlines TK852 – Cezayir – İstanbul / 14:30 kalkış

bottom of page